DÜŞLERE YOLCULUK
• 12/5/2006 - BİLİYORMUSUNUZ ?
2012'nin gizemi
12'nci gezegen Marduk'un 7 yıl sonra Dünya'ya doğal felaket getireceğini iddia eden Rus uzman Sitchin'den SABAH'a özel.
NUH TUFANI GİBİ OLUR Marduk, 3 bin 600 yılda bir Dünya'ya teğet geçer. Maya takvimine göre yeni ziyaret 2012'de. Gezegenin neden olduğu en büyük felaket 13 bin yıl önceki Nuh Tufanı'ydı. Benzeri olabilir. Hititler ve Asurlar Marduk'u kil tabletlere resmetti. O tabletler İstanbul'daki müzelerde.

Marduk, ikinci Nuh Tufanı'nı yaşatacak
'12. Gezegen Marduk' kitabıyla tanınan Zecharia Sitchin, Marduk'un 2010'lu yıllarda dünyanın yakınından geçeceğini ve bu esnada yeni bir 'Nuh Tufanı'nın' daha yaşanacağını iddia ediyor.
Marduk gezegeninin yörüngesinin uzunluğu nedeniyle ancak 3 bin 600 yılda bir dünyayı ziyaret edebildiğine inanılıyor.
Sümerler tarafından 'Nibiru' olarak adlandırılan gezegenin, bugüne kadar sadece 1983 yılında IRAS kızılötesi teleskopu sayesinde görülebildiği iddia ediliyor.
Maya takvimine göre, 2012 yılında dünyaya yakınlaşacak olan Marduk'un, tıpkı 13 bin yıl önce olduğu gibi dünyaya felaket getireceği öne sürülüyor.
Dünyada Nuh Tufanı benzeri yeni bir felakete yol açacağını öne sürdüğü, '12. Gezegen Marduk'u 'meşhur eden' ünlü Rus araştırmacı-yazar Zecharia Sitchin, SABAH'a konuştu. Gezegenin 2010'lu yıllarda dünyaya yaklaştığında büyük bir felaket yaşanacağını söyleyen Sitchin, "Balık burcu çağı bittiğinde, Marduk kapımıza dayanmış olacak. Daha önce geldiğinde Nuh Tufanı yaşanmıştı" diye konuştu. Zecharia Sitchin sorularımıza çarpıcı yanıtlar verdi.
* Kitaplarınıza da konu ettiğiniz, bilinmeyen bir gezegenin 2012 yılında dünyamıza çarpacağı yönündeki tartışmalar hakkında ne söyleyebilirsiniz? 'X gezegeni' adını da verebileceğimiz bu gezegenin uzun ekliptik yörüngesi her 3 bin 600 yılda onu dünyamıza yakınlaştırıyor ve dünya üzerinde felaket etkisi yaratıyor. Gezegenin en büyük felaketi ise 13 bin yıl önce gerçekleşen büyük tufandır. Buna "Nuh Tufanı" denmesinin nedeni de İncil'de ve Sümer yazıtlarında bahsinin geçmesi. İnsanoğlu kurtuldu çünkü tufanın kahramanı bir gemi inşa etti ve Ağrı Dağı'nın zirvesine erişti. Bu bağlamda Marduk'un neden olduğu felaketin, Türkiye ile bağlantılı olduğunu söyleyebiliriz.
1983'TE TELESKOPLA GÖRÜLDÜ
* Hangi uygarlıklar bu gezegenden haberdardı? Bu konu hakkında ilk bilgi sahibi olan Sümerlerdi. Ayrıca Babiller, Hititler ve Asurlular gezegenden haberdarlardı. Sümerler gezegeni 'Nibiru' Babiller ise tanrıların ismi olan 'Marduk' olarak adlandırdılar. Mısır ve Filistin'de gezegen 'kanatlı yuvarlak' olarak tarif ediliyor. İstanbul ve Ankara'daki arkeoloji müzelerini gezenler, yüzlerce yıllık birçok yapıt üzerinde bu sembolü görebilirler.
* O zaman neden kitabınızda bu gezegen '12. gezegen' diye yer alıyor ve neden 'bilinmeyen' olarak nitelendiriyorsunuz? Sümerler bu gezegeni, güneş sistemimizde güneş, ay ve bilinen 9 gezegene ek olarak algıladılar ve güneş sisteminin 12. üyesi olarak kabul ettiler. Bununla beraber Akatlar şimdi Berlin müzesinde yer alan silindir bir mühür üzerinde güneşin merkezde olduğu ve bütün gezegenlerin gösterildiği bir güneş sistemi resmetti. Bu gezegen uzun ekliptik yörüngesi yüzünden teleskoplarla görülmüyor. Fakat 1983 yılında IRAS kızılötesi teleskopu onu görmeyi başardı. |
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/5/2006 - ANNEYE MEKUP
Zaman geciyor, Hergün bir yaprak, Hergün bir damla daha hayattan, Büyüyorum anne. Hani içinde bir kıvılcım olurya, Hani herşey çok güzeldir, Benim kıvılcımım kor oldu, Ama bak herşey yolunda değil anne. Hani ufacık bir bebekken, Sadece acıkınca ağlarmışım, Başka zamanlarda sürekli gülermişim, Artık sadece acıkınca ağlamıyorum anne. Bak yıllar ne çabuk geçmiş, Sadece gülünmeyecegini öğrenmişim, Belkide öğretilmişim. Ben büyümüşüm be anne. Yanından ayrılmayan kızın, Bak artık uzaklarda, Üstelik yalnız, Hemde herkesin içinde anne. Öyle birde tuzağa düşmüşki, Of dese olmaz, yok dese hiç, Adını bile koyamamış, Yardım etsene anne. Anlayacağın eskiyi özledim anne, Yeniden çocuk olmayı, Sadece acıkınca ağlamayı, Ve hiç şimdiyi yaşamamayı. Zaman geriye gitmez değilmi? Ya da ben yeniden çocuk olamazmıyım? Söylesene onu unuttum diyebilirmiyim? Yani herşey söylemek kadar kolay olabilirmi anne? Dur söyleme, Ben yine hayal kuruyorum değilmi? Sadece kendimi kandırıyorum değilmi? Peki kalbimi kim kandıracak anne? Eskiden günlerin, hatta dakikaların hesabını tutardım, Şimdi günlerden Cuma belkide salı, Günlerin ne önemi kaldıki, Takvimlere bile küs oldum anne. Yinede ayaktayım, direniyorum. Belkide bir ışık arıyorum, Bulunca herşeyden kurtulabileceğim, Ne güçlü büyütmüşsün beni anne! Sen yinede beni merak etme, Herşeyle savaşmayı, Güzel günlerinde olacagını, Ben senden öğrendim anne. Yinede buralar güzel, soğukları saymazsan. İnsanlar mutlu, beni saymazsan. Gündüzler ve gecelerde iyi, yalnızlıgımı saymazsan. Beni soracak olursan anne, Bende iyiyim, içimdeki yangını saymazsan… |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/5/2006 - TÜM ANNELERE ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Sol yanim aciyor anne..
|
Merhaba anne, yine ben geldim Merak etme okuldan çıktım da geldim. Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama, Ali “okula gitmezsem annem çok kızar merak eder” demişti de onun için söylüyorum. Geçen hafta öğretmen sağ elimde sarımsak, sol elimde soğan dedirte dedirte Öğretti sağımı solumu. Ben biliyorum artık anne, sağım neresi solum neresi, Ağrıyan yanımın neresi olduğunu şimdi iyi biliyorum anne… Hani geçen geldiğimde, şuram acıyor, şuram işte demiştim de, Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne, Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte sol yanım çok acıyor anne, Hem de her gün acıyor anne, her gün… Dün sabah annesi Ayşe’nin saçlarını örmüştü. Elinden tutup okula getirdi. Yakası da danteldi. Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi… Bende ağladım… Ağladım işte utanmadım. Öğretmen ne oldu dedi. Düştüm dizim çok acıyor dedim. Yalan söyledim anne, Dizim acımıyordu ama, sol yanım çok acıyordu anne! Bu gün bende saçım örülsün istedim. Babam ördü ama onunki gibi olmadı. Dantel yaka istedim, babam ben bilmem ki kızım dedi Bari okula sen götür dedim. Kızım iş dedi. Bende bana ne dedim ağladım. Kızım ekmek dedi babam. Sustum ama , okula giderken yine ağladım anne. Ha bide sol yanım yine çok acıdı anne… Herkesin çorapları bembeyaz, benimkiler gri gibi. Zeynep “annem beyazlara renkli çamaşır katmadan yıkıyormuş” dedi. Babam hepsini birlikte yıkıyor, babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne? Of babam, her gün domates peynir koyuyor beslenmeme. Üzülmesin diye söylemiyorum ama, Arkadaşlarım her gün kurabiye, börek, pasta getiriyor. E biliyorum babam pasta yapmasını bilmez anne. Hava kararıyor, ben gideyim anne, Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi? Duyarsa kızmaz ama, çok üzülür biliyorum. Kim bozuyor toprağını, çiçeklerini kim koparıyor! izin verme anne, ne olur toprağına el sürdürme! Eve gidince aklıma geliyor, bide bunun için ağlıyorum anne. Bak kavanoz yanımda, toprağından bir avuç daha alayım. Biliyor musun anne, her gelişimde aldığım topraklarını, Şu kavanozda biriktirdim, üzerine de resmini yapıştırıp baş ucuma koydum. Her sabah onu öpüyor, kokluyorum. Kimseye söyleme ama anne, bazen de konuşuyorum onunla. Ne yapayım seni çok özlüyorum anne. Ha unutmadan! Öğretmen yarın anneyi anlatan bir yazı yazacaksınız dedi. Ben babama yazdıracağım, öğretmen anlarsa çok kızar ama, bana ne, Kızarsa kızsın. Ben seni hiç görmedim ki, neyi nasıl anlatacağım anne, Senin adın geçince, sol yanım acıyor anne, Hiçbir şey yutamıyorum. Bazen de dayanamayıp ağlıyorum. Kağıda da böyle yazamam ya anne. Ben gidiyorum anne, Toprağını öpeyim, sende rüyama gel beni öp, Mutlaka gel anne. Sen rüyama gelmeyince, sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne Sol yanım açıyor anne. İşte tam şurası, Sol yanım… Çok acıyor anne. Seni çok özledim, çok...anne...
Bedirhan Gokce | |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
• 11/5/2006 - GÖZLER NEYİ NALATIYOR?
• 10/5/2006 - AIDS
 |
|
| Dünya AIDS günü nedeniyle İstanbul'da Beyoğlu’nda düzenlenen yürüyüşten bir kare. NTV kameramanı Cengiz Tapan'ın çektiği fotoğraftaki bu ilginç kadın, yürüyüşün renkli katılımcılarından biri. Amaç AIDS konusuna yeterince dikkat çekip halkı bilinçlendirmek. Yürüyüşün bu ilginç katılımcısı da İstiklal Caddesi’nden geçenlerin ilgisini çekmeyi başarmış gibi görünüyor. | |
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
|